Duyurular-Etkinlikler


Çizgi Kitabevei yayınları, Konya, 2001
Bir Yüreğin Türküleri

Eğitimci İhsan Kurt'un, geçmişi bir hayli eskiye uzanan şiirle uğraşısının ürünleri, bu kitapla gün yüzüne çıkmış bulunuyor. Bir sergi selinin gönül tezgahında dokunarak ortaya çıkması anlamına gelen bu şiirler, İhsan Kurt'un akademik çalışmalarının arka plandaki duyarlılığını göz önüne sermesi bakımından da önem taşıyor.

 

Düşüncelerim, sevdam, duygularım
Bir yüreğin şanlı türküleridir
Bu türkülerde dolaş, hep sen varsın
Bu türküler sende gönül eridir.

Hakikattir halisane niyetim
Ezgiden uzak kalınmaz mı yetim
Bir yüreğin şsnlı türküleridir
Çırpınışım, hissim, hassasiyetim

***

Kitap Hakkında Yazılanlar:

Can Dostu Kitaplar 
Abdurrahim  Karakoç  (Anadoluda  VAKİT, 20 OCAK 2002):
                  "İhsan Kurt, eğitimci-araştırmacı bir yazar. Samimi dostluğuna, sohbetine doyum olmayan bir güzel insan..
 Kitapsızlık Hürriyeti/ Bilim Tarihinde Keşiflerin İç Yüzü/ Türk Atasözlerine Psikolojik Bir Yaklaşım/ Çiledeki İnsan: Necip Fazıl isimli eserlerinin yanında, bir düzineye yakın mesleki eseri var. Son kitabı BİR  YÜREĞİN  TÜRKÜLERİ şiir türündedir.

Gün doğar ilahi bıçakla insan kesilir
İhsan'ın derdini bir kendi bir Allah bilir

 diyen İ.Kurt, bir başka şiirinde;

Dalgaların ortasında med-ceziri yaşıyorum
Secdeye yükselmeyen akıl nasıl yükselir şaşıyorum.

            Tefekküre dayalı hikmetli sözler ediyor İ.Kurt. Yönler, Yollar ve de Dolar başlıklı şiirinde ise:

            İn-çık
           Çık-in
           Bankamatik kıble!
           Dolar
           En iyi din!

 ifadesindeki ironiyle günümüzün çirkin yüzünü tarif ediyor.
               İnsan şair olur, şiir yazar da "Yunus"u ihmal eder mi? İ.Kurt dostum Yunus'a Varmalı başlıklı şiirinde bakın neler hisseylemiş:

        
Gönül mürşit arar ise
Gafil bir yol sorar ise
Niyet Hak'ka karar ise
Bilip Yunus'a varmalı 
Sabır hırkası giyerek
Hep severek sevilerek
H
ak'tan hakkı dileyerek
G
ülüp Yunus'a varmalı.
Sevdan yeğrek, kalemin kıvrak, yolun açık olsun diyorum sevgili İhsan Kurt'a"

***

İhsancığım,                                                                                           Kayseri, 0303.2002

"Bu Yüreğin Türküleri"ni aldım. Güzel bir ad.Bana, benim "Bu Yüreğin Ülkesinde'yi çağrıştırdı. Çok güzel bir baskı. Muhtevalı şiirler. Tam profesyonelce bir kitap olmuş.

Şiirlerini okudum. Senin o yumuşak, dervişmeşrep tavrın gönlünden diline dökülmüş.Ağzına ve kalemine sağlık... Aslında bu alanda çok geç kaldın desem yanlış mı olur bilmiyorum. Şiirlerinin tarihine baktım 1975'lere kadar giden var ama, bunca yılı bir kitapla ifade etmek yeter mi? Sonra, neden dergilerde yayınlamayı düşünmedin?..

Gerçi, "Yayınlayacak dergi mi var?" diyeceksin. Onda da haklısın. Ama, yine de  bu işin piyasası maalesef öyle oluşuyor... Zaten hemen her gurubun bir dergi çıkarmasının sebebi de bu.

Hemen her dergi kendi etrafında bir duvar oluşturuyor ve oradan kimsenin içeriye uzanmasına da rıza göstermiyor gibi... Bu, yalnızca şiirimiz için değil, tümüyle edebiyatımız ve kültürümüz için çok büyük bir açmaz durumuna geldi. İnşaallah bunu aşarız.

Mesela, ben  80'li ve daha önceki yıllarda yazdığın şiirleri görünce, "Kurt bunları, 'Küçük Dergi'ye niye göndermedi?" diye düşündüm.
Neyse, bu konular uzun, yazmakla bitmez.. 

Şiire yeni başlamış olarak görüyorum seni. Bundan sonrası için yeni çalışymalarının bu alandaki başarını ilerilere taşımasını diliyorum. Tebrik ediyorum, başarılar diliyorum sevgili dostum.

Muhabbetlerimle..

Muhsin İlyas Subaşı

 

*
BİR YÜREĞİN TÜRKÜLERİ
Alperen Selçuk 'Ahmet Sargın'
(Yozgat İleri Gazetesi, 6 Mayıs 2002 Pazartesi)

"Düşüncelerim, sevdam, duygularım
Bir yüreğin şanlı türküleridir
Bu türkülerde dolaş hep sen varsın
Bu türküler sende gönül eridir"

Hemşehrimiz araştırmacı-yazar-eğitimci İhsan Kurt hocanın şiir kitabının adıdır. "Bir Yüreğin Türküleri". "Çamlığın Başında Tüten Tütün" adlı eserini incelemiştim. Türkülere merakım nedeniyle çok da ilgimi çekmişti. Bu eseri ise gönlünden coşup gelen özel duygularını-şiirlerini içeriyor. Bu bakımdan "Bir Yüreğin Türküleri"ni özel olarak incelemeye çalıştım."Türkülerle Selamlar Olsun" şiirinde şöyle sesleniyor:

Türkülerimizde duyduk gurbeti
Türkülerimizde bildik hasreti
Halkımızın dili, gönül serveti
Tezim türkülerle selamlar olsun !

Yanan türküler, yakılan türküler
Gözümüz gibi bakılan türküler
Gönül dalına takılan türküler
Gözüm türkülerle selamlar olsun !

Gurbette türkülerin tadı bir başka oluyor. Bunu tesbit eden İhsan Kurt hoca; türkülerin tadını gurbet acısıyla dindirmeye çalışmış. Hele bu türküler memleket, hasret, sevda üstüne olunca; elbette bir başka dokunuyor. "Bozok Türküleri" şiirinde de şöyle sesleniyor bize:

Ah türküler, bu türküler
Sılanın sesi, sevdanın zaferi
Iğıl ığıl Bozok türküleri
Yürek dolu, hasret dolu
Tutuşan gönüllerin adıdır türküler
Sevgiye soylu gamlar yolu
Sılaya hasretin yadıdır türküler
Ezginin gurbetçiye imdadıdır türküler.

"Kaldır dağlar başındaki dumanı"
Dinle sürmeliyi duy amanı
Garip bir köşede duyarsan eğer
Dolar dolar caşadan boşalır yüreğin
"Canan eli"ne yollarsın fermanı.

"Canan eli" bir başkadır. Anayurttur. Anakucağıdır, yar-yaren bucağıdır. Elbette bir başka dokunur burada insana türküler. Hem de gurbet türküleri. Sılada kalan herkes kendini yalnız ve hüzünlü hisseder. Onun için bayramlar, seyranlar fark etmez. Şair duygu yüklü bir bulut gibidir, yağmurlarını ne zaman boşaltacağı da belli olmaz. Çünkü o gurbette yaşadım bu duyguları ve ölüm duygusunu. Her şairin gönlünde bir başkadır: ölmek kaderde var, fakat vatandan ayrılışın ıstırabı zor, diyen şair gibi İhsan hoca da ölümü şöyle tanımlıyor:

Geçen yıllar, ömürdendir geçen yıllar
Türkülerin dallarına takılır hatıralar
Türküler bize çağırır ta uzaklardan
"Dünya yalan, ayrılık var, ölüm var".

Tüm halk ozanlarında yiğitçe bir vatana sahip olma duygusu vardır. Kötülüklerle savaşan, ahlaksızlığa karşı duran ve vatanına dört elle sahip çıkan yüce bir anlayış. Bu anlayış İhsan Kurt hocanın düşüncelerine de hakim olmuştur. Vatana sahip çıkma, geleceğe sahip çıkma, belkide bu bizim kuşağın kazandığı bir hastalık. Ama mutlu olduğunuz bir hastalık. Bir kıvılcım, bir ideal, bir ateş, bir sevda!.. Bu sevdayı İhsan hoca şiirlerinde işlemiş;

Ben Anadolu çocuğu
Hırçın büyüdüm, sert büyüdüm
Her şeyi ile Türk büyüdüm
Batıyı soksalar kafama
Doğusunu, kuzeyini sırtıma yükleseler
Ne kuzey rüzgârları sürükler
Ne batı meltemi
Ağırlığımı koymuşum bir kere.
*
Çirkinlikler önde güzellikle yarışmakta
Bu çağda kavramlar birbirine karışmakta
Suçlu iğne deliğinden bile sıvışmakta
Zihniyet "bana yok" onda da olmasın
Çağ nasıl yalnızlığını yaşamasın.
*
Bilinmez bir iklimin kucağına atıldık
Buz dağlarında sevdalarla ısındık
Çilelere bir isim için katlandık
Ateş bizde kaldı, biz ateşle ıslandık.

Eserleriyle bizleri ve Yozgat'ı tanıtan değerli hocama başarılar diliyorum. Kendisini kutluyorum gurbette de olsa Yozgat'ı anlatmaya çalıştığını biliyorum. Ona ve onun gibi dost elçilerimize şükran borçluyuz. İhsan Kurt hoca eserleri ve çalışmalarıyla internet sitesinde sizlerin selamını bekliyor, bende kendisine buradan selamlarımı yolluyorum. (http:/ihsankurt.go.to , e-p0sta ihsankurt@ turk.net)

**
BİR YÜREĞİN TÜRKÜLERİ

Memduh Şenol
(Yozgat İleri Gazetesi, 21 Şubat 2002)

Şair-yazar-araştırmacı-eğitimci ve büyük düşünür, değerli hocam hemşehrimiz İhsan Kurt Bey "Bir Yüreğin Türküleri" adlı son kitabını da lütfedip bana gönderdi. Halen Konya Selçuk Üniversitesinde görevli olan İhsan Hocamın, bunca ilmi çalışmaların, öğretim üyeliğinin yanısıra şiir sanatına da vakit ayırması, takdire şayandır.
Şiir insan ruhunda ve beyninde şekillenen, toplumu asırlarca meşgul eden ciddi bir olaydır. Namı diğer "Furkan Hakdağlı" İhsan Hocam bu konuda da zirveye tırmandığını göstermiştir. Anılan şiir kitabında, Millî-İslamî-insanî esasların harmanlanıp kaynaştırdığını ve okuyucunun önüne getirildiği ayan beyan görülür.
Anladığım kadarı ile şairimiz, mahallî-millî boyuttan geçerek üniversale ulaşmaya çalışmaktadır. Başaracağına inancım tamdır. Çünkü takip ettiği çizgi çileli ve uzun bir yol olmasına rağmen en doğru yoldur.
Şiirlerinde ana dilimiz Türkçeyi çok iyi kullanmıştır. Öyle ki bu kitabı bir çoban veya bir profesör hiç zorlanmadan rahatlıkla okur ve anlayabilir. Hece ve serbest vezni çok iyi kullanan şairimiz, fikir ve düşüncelerini, şiiri bozmadan, okuyucuyu sıkmadan gergef gibi işlemiştir. İddia ediyorum bu eser modern Türk şiirinin bir öncüsüdür.
Gurbetçi roman yazarı Panait Istrati, Akdeniz adlı romanında arkadaşına "Mihail ben ömür boyunca vatanımı sırtımda taşıdım" diye hitap eder. Benim gibi gurbetçi olan İhsan Kurt, ömür boyu küçük vatanı Yozgat'ı sırtında taşımış ve unutmamıştır. Bu kitabında da Boz-Ok sevdası devam etmektedir.. Gelelim şiirlerinden örneklere:

"Sarı çiğdem mor menekşe zamanı"
Bir ses yankılansa uzaklardan
Hatıralar çağırır onsekizimi duyarım
Haber edilirim bütün tuzaklardan,
Duyguların sarhoşluğuna doyarım..
*
Mazi ömürden uzun, ömür kısa maziden
Kaçmak ister kişi, yaşanılmış gerçeklerden

Gün doğar İlahî bıçakla insan kesilir
İhsan'ın derdini bir kendi, bir Allah bilir.
*
Buz dağları damlalar çile oldu,
Issızlık kervanı uzaktı kalabalıktan
Yürü, yürü ne bitmeyen yoldu
Kılavuzluk istedik çöldeki balıktan.
*
Ne gülün oyunları için yaratılmışım
Ne de yüreğimi bakışlarla çizmek için
Vuslata koşup kabre konacak bedenimi
Kabrin sorularına göre yontmaktır derdim.

İhsan Kurt hocama, gelecekteki ilmî ve edebî çalışmaları için başarılar diliyorum.
En büyük dileğim fakir, madur ve onurlu Yozgat'ımızın kültürel ve doğru tanıtımı için çaba sarfetmesidir. Bu kendisine de yakışır.

***

 

 
İhsan Kurt 2005 - 2007