SEN MİSİN İSTANBUL?
Sen misin İstanbul?
Umut umut Fath'ten biriktirdiğim
Hilâlli minarelerinde,
Sen misin bu halde?
Çamurlu ruhlar,
Çanlı sokaklar.
Sen misin,
Sen misin İstanbul?
Geleceğine ağladığım,
Fetih şehrim,
Tarihe çağ açan belde
Minarelerine bel bağladığım.
Fatih'ten kalan bir fetihname
Bir sensin, senin adın.
Yaşayan ben miyim,
Benim insanım mı?
Yeyip yuttun mu sende yatanları?
Yine bağrına bastın
Ceddime gül atanları.
(Ocak, 1979)
AĞLA İSTANBULUM
İstanbulum,
Göz dikilen güzelim
Sen yâdigarsın,
Sen vatandan bir parça,
Sen vatansın.
İstanbulum ağlayamazsın
Minarelerin kürdan değil çiğneyemezler,
Seni gönül gözüyle görmek gerek,
Gözü kapalı dinleyemezler.
İstanbulum,
Sende tarih yaşar,
Fetih yaşar,
Eyüp Sultan,
Fatih yaşar.
İlham oldun Nedime,
Altında üstünde cenneti aradı.
Bir tepeden bakıp,
Aziz gördü seni Yahya Kemal.
Çare değil ya İstanbulum
Ağlamakta hakkın, ağla
Nedir bu görünüş,
Nedir sendeki bu hâl?
Kurtarılmışsın semt semt,
Ama hürriyetten.
Kirlenmiş caddelerin;
Kararan ruhlar ve nefretten
Bizansa gerek yok,
Bizans oyunları sahnelerinde,
Ağla İstanbulum,
Kalmış gibisin yaban ellerinde.
(Ocak, 1979)