Duyurular-Etkinlikler

Yeni Yazılarım

İşte Size Demokrasi Fotoğrafları !!!

Oldum olası şu şaşırmış gibi görünme oyunlarına aldanmalara bir anlam verememişimdir. Neredeyse her fırsatta zamanını kollayıp benzer tavırları ve davranışları ortaya koyan, görünürde iki ayrı ülke olmalarına rağmen temelde bir “zihniyet” olan saldırganın her davranışına şaşırırız. Ya da bazıları bu zihniyetin saldırganlığında bile kerametler aramaya, güzel tablolar göstermeye kalkarlar.
Nasıl mı?
Aynen Afganistan’ın, Irak’ın işgalinde olduğu gibi… Bu zihniyet güya buralara “işgal” amacıyla değil “demokrasi” getirmek için girmişler. Bütün dünya eğer sağır ve kör değilse nasıl bir demokrasi getirmiş olduklarını görmüşlerdir bunların…
Görmüşlerdir:
Amerika’nın Irak’ta yaptığı işkenceleri… Görmüşlerdir ama basın bu durumu hayretle karşılamıştır. Yani yine sahte şaşkınlığı oynamışlardır.
Öyle ya Irak’a “demokrasi” gelecekti değil mi? Koskoca Başkan yalan söyleyecek değildi ya! USA, Irak’a demokrasi getirmek için gelmişti. Bizler ya da birileri de bu koca yalanı yutmuştu...
Bekliyorduk Irak’a demokrasi gelmesini.. Bekliyor ve aslında görebiliyorduk da, daha doğrusu sezebiliyorduk sızdırılabilen haberler kadarıyla..
Neticede ne oldu?
Irak’ta ne kadar kimyasal silah bulunmuşsa şimdi de o kadar demokrasi var.
Irak’a ne kadar demokrasi getirilmişse o kadar da insanlık getirilmiş!
İnsan hakları var! Zulümle, işkenceyle, tecavüzle birlikteliği elden bırakmayan bir garip insan hakları! Zaten işkencenin yapıldığı hapishanenin adı da Ebu Garip Hapishanesi.
İşkencenin tanıkları olarak yayınlanan (ancak izin verildiği kadarıyla) fotoğraflar daha “dün” kadar yakın olan tarihi hatırlayanları pek şaşırtmıyor. Tarihten haberi olmayanlar ya da ders almayanlar ise yine garip ve anlaşılan geçici bir şaşkınlık içinde.
Aynı şaşkınlık bugünlerde de yaşanıyor maalesef…Demokrasi havarilerinin ağzı açık vaziyette…
Aynı aldanmanın ve aldatmanın sık sık yaşandığı gibi… İsrail’in Gazze’yi bombalaması, hiç bir hedef ayırımı yapmadan Hitler’den ders değil miras almışçasına bir katliama girişmesi yine bütün dünyanın gözü önünde gerçekleştiriliyor.
Güya yetkililer ve aklı ermişler olarak yine şaşırıyor, üzüntülerimizi bildiriyor, demeçler veriyor ve de nutuklar çekiyoruz.
Bu “zihniyet” ki, kendisini zayıf hissettiği ya da sinsi projeler ve planlar peşinde olduğu zamanlarda hümanizmi, demokrasiyi, barışı dillerinden düşürmemişlerdir. Fakat saldırdıklarında, yakıp yıktıklarında bir ses çıkmamıştır. Yaptıkları rezillikleri; çocuk hastanesini, camileri bombaladıklarını, kan ve göz yaşlarını üstelik bir marifetmiş gibi internette yayınlama sadizmi göstermeleri de zihniyetlerin karanlığını olduğu kadar hastalıklı durumlarını da sergilemektedirler.
Bu zihniyet işte o zihniyettir. Değişmedi, değişmeyecek…
Başka ne bekliyordunuz? İşte size demokrasi fotoğrafları!
Farklı, insanca bir muamele mi bekliyordunuz?
Malum zihniyet değişir mi sanıyordunuz?
Adım adım ulaşmaya çalıştıkları gayelerinden vaz geçeceklerini kim söyledi?
Bu sorulara benzer onlarca soru sıralanabilir. Dünya basının son günlerde İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamlara yer vermesi ve bunu da hayretle karşılaması da düşündürücü… Fakat Türkiye’deki basın yayın organları da neredeyse aynı şaşkınlığı gösteriyor pozunda… İşte bunlara diyoruz ki:
Elbette Çanakkale’yi unutursanız şaşarsınız...
Kıbrıs’ı unutursanız şaşırmış gibi olursunuz..
Özellikle Milli Mücadele’nin ruh kökenini anlama çabası göstermez, anlama gayreti içerisine girmezseniz meselelere sağlıklı bakamazsınız.
“Bağımsızlığı” “bağlı” olan yerlerde ararsanız, ancak dudak bükersiniz...
Bütün bunları bile yapmayı bilemez ve “çağdaş” sevdalara soyunma hastalığı adına “hoş görü” uyutulmuşluğunda debelenirseniz asıl sizlere şaşmak gerekir.
Beyler! Dün bilmem kaç bin kilometreden topraklarımızı işgal için gelerek, bu topraklar kendilerine mezar olunca “hoşgörümüzü” anlama basiretinden mahrum olanların torunları bu toprakları karnaval yeri yapma yüzsüzlüğünü her yıl yenilemektedirler. Ama bu toprakların kurtarılması adına şehit olanların torunları olan bizler (diğerlerine sözüm yok) hangi gafletteyiz acaba?
Birinci Dünya savaşında Anadolu’nun işgali ne adınaydı acaba?..
Osmanlı’yı mı kurtarmaktı? Demokrasi mi getirmekti?
“Hasta adam”ı iyileştirmek mi, boğazını sıkıp canını almak mı?
Yoksa leş kargaları misali Anadolu’yu parçalamak mı?
Maraş’ta, Antep’te, İzmir’de, İstanbul’da insanımıza yapılan zulmün fotoğrafları hangi arşivlerde? Lütfen hafızalarımızı tazelemek için de olsa biraz tarih okuyalım.
İstiklal Marşı şairinin dediği gibi; “Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi ne belâ” olarak tanımlanan zihniyet değişecek mi sanıyorsunuz? “Hoş görü”yü bunlar için “hoştgörü” haline getiremediğimiz sürece pek bir şeyler değişemeyecektir.
İşte bunun hiç mi hiç değişmediğini anlamak için, birazcık vicdanı olanların büyük acı duyacakları, en azından hak ve hakikat adına sorgulayacakları tarihten ders çıkarmak için yakın tarihimize bakmanın bile bizleri şaşırmamaya götüreceğine inanıyorum.
Yoksa “demokrasi” uğruna ortaya konan zulmün resimleri daha çok “demokrasi fotoğrafları” olarak şaşırtacak, bizler şaşırdıkça o zihniyet gayelerini bir adım daha gerçekleştirmiş olacaktır.

 

 
İhsan Kurt 2005 - 2007