Sorularla Başarıyı Yakalamak
(İhsan Kurt. Asil Yayınları, Ankara-2007,s.1-35'ten alınmıştır)
1.Verimli ders çalışma nedir?
Bir amaç doğrultusunda zamanı planlı ve programlı kullanmaktır. Verimlilikten, ne kadar zaman harcandığı değil ne kadar zamanın verimli geçtiği anlaşılmalıdır. Yani ne kadar bilgi kazanıldığı önemlidir. Kitabın başında geçen bütün süre verimlilik olarak düşünülemez. Aynı zamanda verimli ders çalışma, sadece ders çalışma değil diğer etkinliklerle beraber ders çalışmayı da belirli bir plan ve programa bağlamaktır. Çalışma programının içinde eğlenmeye, dinlenmeye, aileye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve hobilere de yer verilirse çalışma daha etkili olur. Dolayısıyla böyle bir uygulamaya da verimli ve etkili çalışma adı verilir.
Öğrencilerin okulda başarılı olmasında önemli rolü bulunan ders dinleme, ders çalışma, ödev hazırlama gibi çalışmalarda ustalık, davranış, tavır ve alışkanlıkların kazanılması da verimli ders çalışma olarak ifade edilir.
Verimli ders çalışmanın fizyolojik, duygusal ve zihni olmak üzere üç şartı vardır. Çalışmanın fiziki şartı sağlık ve sağlamlılıktır. Duygusal şartı çalışmaya motive olmak yani çalışmayı sevmektir. Zihni şartı da nasıl çalışılacağının yöntemlerini, yollarını çok iyi bilmek ve bu bilgileri uygulamaya geçirmektir.
Verimli ders çalışma alışkanlıklarının kazanılmasında şu basamaklara dikkat edilmelidir:
1.Ders çalışmaya hazırlanma,
2.Öğrenmek için okuma,
3.Ders dinleme ve not tutma,
4.Sınava hazırlanma ve sınav,
5.Ödev hazırlama,
6.Kütüphaneden, araç-gereçlerden yararlanma.
2.Bilinçli çalışma ne demektir?
Bu durum, bir anlamda kişinin hayatını planlaması demektir. Yani kişinin hayatında önceliği olan eşine, çocuğuna, kendine ve işine ayırdığı zaman dilimlerini ihtiyaca göre ayarlamalısıdır.
Eğer öğrenci iseniz ailenize, okulunuza, derslerinize, arkadaşlarınıza da ihtiyaca göre zaman ayırmalısınız. Ancak bir iş adamı nasıl ki işine daha fazla zaman ayırma mecburiyetindeyse öğrenci de ders çalışmaya yeterince zaman ayırmaya hayat planında yer vermelidir. Ancak bu şekilde bilinçli bir çalışmadan söz edilebilir. Bilinçli çalışmak, aynı zamanda hayatta önceliği olanlara daha fazla yer verme ve bunları planlayarak gerçekleştirmeye çalışmaktır.
3.V.D.Çalışma alışkanlığı kazanmak için uyulması gereken yollar hangileridir?
Öğrenci için ders çalışmak bir gerekliliktir. Ancak çalışılan dersten verim almak ve verimli ders çalışma alışkanlığı kazanmak için uyulması gerekli bazı yollar vardır. Bunlardan bazılarını kısaca şu şekilde sıralamak mümkündür:
Derse başlamadan önce ve ders çalışma sırasında gösterdiğiniz davranışları ve alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, kendimizi tanımak. Derse başlamadan önce ve ders çalışma sırasında gösterdiğiniz davranışları ve alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, kendimizi tanımak.
Çalışacağımız süreyi önceden iyi bir şekilde planlamak; bunu yaparken çalışılması gereken konuları belirlemek ve bunları sosyal dersler (tarih, coğrafya, edebiyat gibi), fen dersleri (matematik, fizik, kimya gibi) ve uygulamalı dersler (müzik, resim gibi) gruplara ayırmak.
Çalışacağınız dersleri planlarken, okuma yolu ile öğrenilecek tarih, edebiyat, sosyoloji gibi derslere çalışmanın başında yer vermek uygundur. Çalışmanın başında zihin yorulmadan sosyal konuların okunması faydalıdır.
Her okuma dersinden sonra bir fen dersinin çalışması, öğrenmede kolaylık sağlar. Benzer konuların ard arda çalışılması zihni yorar.
Her gün ders çalışmak için belirli bir zaman ayırmalı ve zor öğrenilen derslere daha çok zaman verilmelidir. Çalışma zamanı yavaş yavaş arttırılmalıdır.
Ödevlerin çalışmanın en sonunda yapılması, öğrencilerin tekrar edilmesini sağlayacağından, yararlıdır.
Sürekli ders çalışmak, her zaman iyi öğrenmeye yol açmaz. Çalışmanın yanında, dinlendirici boş zaman uğraşlarına ve spora da yer vermek, bireyi uyumlu ve daha başarılı yapar. Bu nedenle ders çalışma programlarının aralarına boş zaman etkinliklerini de koymak faydalıdır.
Verimli ders çalışmada en yararlı sürelerin birer saatlik süreler olduğu söylenebilir. Örneğin, 40-50 dakikalık çalışmadan sonra 10 dakikalık tekrar yapmak çalışmanın bitiminde ise 10-15 dakika dinlenme zamanı ayırmak faydalıdır. Çalışma ortamının uygun şekilde düzenlenmesi gerekir.
Çalışma yerinin ışığı, ısısı, gürültülü veya az gürültülü olması, çalışırken dikkatimizi ve derse olan ilgimizi etkilememektedir. Ders çalışırken müzik dinlemek öğrenmeyi güçleştirmektedir.
Oturma yerinin çok rahat olması, çalışırken kaykılarak oturmak veya yatarak çalışma, dikkatimizi azaltıp, başka yönlere çevirir.
Ders çalışmak için belirli bir yer ayırmalı ve burası sadece çalışma için kullanılmalıdır. Ders çalışmak için devamlı bir yeriniz yoksa çalışılan yerin başka çağırışımlar yapacak şekilde olmasını önlemek gerekir. Yemek masasında veya yattığınız odada çalışırsanız, yemek yemeyi veya uyumayı çağrıştıracak ipuçlarını ortadan kaldırmanız gerekir.
Çalışmaya başlamadan önce gerekli araç ve gereçleri hazırlayın. Ders başından gerekli araçları almak için kalktığınızda, aynı noktadan çalışmaya başlayamazsınız.
Dersiniz bitmeden önce çalışma isteğiniz azalmış ise, çalışmanıza son vermeyin. Bazı kurallar geliştirin ve buna uyun: “Beş sayfa daha okuyup, kalkacağım” gibi. Ondan sonra, bir süre çalışma yerinden ayrılın.
Çalışma sırasında kendinize küçük ödüller koyun. İlgi ve dikkatiniz azalmış ise, okuduğunuz konuyu bitirince, hoşlandığınız bir işi yaparak kendinizi ödüllendireceğinize dair söz verin. Örnek:”çalıştığım bölümü bitirince, bir meyve yiyeceğim” veya “şu üç sayfayı bitirmeden çay içmeyeceğim”, gibi.
Okuduklarımızı kendi kelime ve cümlelerimizle ifade etmemiz öğrenmeye aktif olarak katılmayı ve daha etkin öğrenmeyi sağlar.
Çalıştığınız dersle ilgili, sınavda çıkabilecek soruları tahmin etmeye çalışın. Sorular:
a.Tanımlama isteyen sorular,
b.Konu veya kavramların ayrı veya benzer taraflarını yazma isteyen sorular,
c.Öğrenilen bilgilerin yeni durumlara uygulanmasını isteyen sorular gibi ayrılabilir.
Öğrendiklerinizin aynı gün tekrarı yararlı olduğu gibi, aralıklı tekrar da önemlidir. Çünkü kullanılmayan bilgiler unutulur.
Sınavlardaki başarısızlık çalışmayı zevksiz bir şekil haline getirebilir. Bu durumda çalışma davranışlarımız üzerinde kontrolümüzü kaybetmeden planlı çalışmaya devam etmeliyiz. Çalışmak, başarıya ulaşmanın birinci yoludur.
Eğer dikkatiniz dağılmaya başlarsa, ayağa kalkın ve kitabınızdan uzaklaşın. Kitaba gözünüzü dikip isteksizliğiniz hakkında homurdanarak masaya oturmayın. Böyle yaparsanız, kitabınız hayal kurma ve suçluluk duygusunu çağrıştırır. Eğer hayal kurmak istiyorsanız ki bunu zaman zaman hepimiz yaparız, uyanın ve etrafta dolaşın. Odadan ayrılmayın, sadece çalıştığınız taraftan yüzünüzü çevirerek hayal kurun. Ayakta durmanız, işinize geri dönme düşüncesini aklınıza getirmeye yardım eder. Bunu denemeye çalışın. Sadece kendinize ''şu anda ayağa kalkmam gerek'' demeniz tekrar işinize dönmeniz için yeterli olacaktır.
Çalışmaya başlamak için belirlenmiş bir zaman ayırın. Belli bir davranış, gün içindeki belli zamanlarda gerçekleştirildiğinde alışkanlık oluşturur. Eğer gününüzü dikkatlice inceleyecek olursanız, belirli zamanlarda belirli şeyleri yapmaya eğiliminiz olduğunu göreceksiniz. Günden güne değişiklikler olabiliyorsa da genel olarak davranışların belirli zamanlarda gerçekleşmesi alışkanlık haline gelmiştir. Eğer ders çalışmayı alışkanlık haline getirebilirseniz başlangıç yapmak çok daha kolay olacaktır. Davranış alışılagelmiş bir zamanda başlarsa, hayal kurmadan veya diğer şeyler hakkında konuşmadan ders çalışmayı sürdürmenin daha kolay olduğunu göreceksiniz.
Çalışmaya başlamadan hemen önce bitirilmemiş işlere başlamayın. Birçok kişi henüz bitirmediği işleri veya zorunlulukları hakkında bitirmiş olduklarından çok daha fazla düşünme eğilimindedir. Tamamlanmayan etkinlikler tamamlananlara göre çok daha uzun süre hatırlanır. Bu nedenle, çalışmaya başlarken zihninizi yarım kalmış şeylerle meşgul etmeyin. Başlamanız gereken zamanı alışkanlık haline getirin ve çalışmaya başlamadan önce ne yapacağınıza dikkat edin. Bu sizin konsantre yeteneğinizi geliştirecek bir yol olabilir.
Kendiniz için küçük, kısa zamanlı ara hedefler belirleyin. Çalışmanız gereken konularınızı ya da yapmanız gereken ödevlerinizi alt bölümlere ayırın. Örneğin ödevin ya da okumanız gereken konunun ilk kısmını ne zaman bitireceğinizin zamanını belirleyin. Eğer matematik çalışıyorsanız, her problemin çözümü için bir zaman belirleyin. Başka bir deyişle, ödevinizi küçük parçalara ayırın. Her biri için hedef zaman belirleyin. Göreceksiniz, bu yol sizin hayal kurmadan çalışma yeteneğinizi geliştirecek.
Yapmanız gereken ancak unuttuğunuz şeylere üzülmek, çalışmanıza engel olabileceğinden hatırlatıcı bir not defteri tutun. Bu konsantrasyon yeteneğinizi arttırmaya yarayacaktır. Eğer siz çalışırken yapmanız gereken bir şeyi hatırlarsanız not edin. Yazdıktan sonra, çalışmaya devam edebilirsiniz. Daha sonra not defterine baktığınızda yapmanız gerekenleri hatırlayacaksınız.
Çalışmaya başlamadan önce tamamen gevşemeye çalışın. Konsantre olmak için yapmanız gereken kendinize ''çalışmak beni kaygılandırıyor mu?'' diye sormaktır. Eğer hoşlanmadığınız veya sonucunun kötü olabileceğini düşündüğünüz bir şeyi yapmak zorundaysanız, buna nasıl tepki gösterirsiniz? Büyük ihtimalle bunu mümkün olduğunca daha sonraki bir tarihe bırakırsınız, kendinizi hayal kurarken bulursunuz ve çalışmayı bırakmak için nedenler ortaya çıkarırsınız.
Çalışmayı ertelemek sadece o an için sizde bir rahatlama duygusu yaşatacaktır ve ertelediğiniz tarih yaklaştıkça sizdeki kaygı düzeyi yeniden yükselişe geçecektir. Peki, bu durumla nasıl baş edebilirsiniz? Birincisi, bu erteleme davranışınıza eşlik eden gerçekçi olmayan düşüncelerinizi fark etmeye çalışın. Örneğin, ne kadar çalışsam da anlayamayacağım, düşük not alacağım, herkes çalışmalarını bitirdi ben daha çalışmaya başlamadım gibi.
Bu düşüncelerinizi yakaladığınızda bir yere not edin ve bu olumsuz düşüncelerinizin her biri için daha gerçekçi, olumlu yeni düşünceler bularak bunlarla yer değiştirin. Örneğin, çalıştıkça daha çok anlayacağım, hiç çalışmazsam hiç anlayamam, düşük not alacak olsam da sonraki sınava çalışırken benim için kolaylık olur gibi.
Elbette, başlangıçta bulduğunuz olumlu düşünceler, olumsuzlar kadar size inandırıcı gelmeyecektir ama bu yöntemi uyguladıkça ne kadar etkili olduğunu göreceksiniz. Aynı anda hem çalışıp hem de kaygılanamazsınız. Bu nedenle, ders çalışmayı erteleme davranışınızla başa çıkmanın diğer yolu da nasıl gevşeyeceğinizi öğrenmektir. Ders çalışmayı gerginlik ve kaygıyla değil gevşemeyle eş tutun. Fiziksel olarak tamamen gevşediğinizde herhangi bir kaygıyı hissetmeniz neredeyse imkânsızdır.
Kazanılması gerekli bu alışkanlıklar içinde etkin olanları da şöyle sıralayabiliriz:
Verimli ders çalışma bir alışkanlıktır ve zamanla, azimle kazanılır. Verimli ders çalışmak için etkin alışkanlıklar edinmeniz gerekir. Başarılı olmanız ne kadar çok ders çalıştığınıza bağlı değil, ne kadar verimli çalıştığınıza ve öğrendiklerinizi nasıl kalıcı hale getirdiğinize bağlıdır. Verimli ders çalışma alışkanlıkları kazandıracak bazı öneriler:
- Yaptıklarınızın sorumluluğunu alınız.
Sorumluluk, başarıya ulaşmak için, kaynaklarınız, öncelikleriniz, zaman kullanımı hakkında vereceğiniz kararların ne derece önemli olduğunu daha iyi kavramanızı sağlar.
- Prensipleriniz ve değerleriniz doğrultusunda hareket ediniz.
Sizin için neyin önemli olduğuna kendiniz karar verin. Arkadaşlarınız ya da sosyal çevrenize göre değil, kendi ihtiyaç ve öncelikleriniz doğrultusunda kararlar verin.
- Önceliklerinizi belirleyiniz.
Öncelikleriniz doğrultusunda ilk yapmanız gereken ne ise onu yapın. Başkalarının, sizi hedeflerinizden alıkoymasına izin vermeyin.
- En verimli çalıştığınız zamanları ve mekanları belirleyiniz.
Günün hangi saatinde daha verimli oluyorsunuz? En çok zorlandığınız konuları, günün bu saatlerinde çalışın.
- Kendinize başarıya ulaşacağınızı, kazanacağınızı hatırlatınız.
Başarıya, elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak, hedeflerinizi belirleyerek ve çalışarak ulaşabilirsiniz. Kendinizi kendi içinizde, kimseyle karşılaştırmadan değerlendirirseniz, sınavlardan aldığınız puanların, size, kendi başarınız hakkında bilgi veren birer imkan olduğunu görürsünüz.
- Önce karşınızdakini anlamaya çalışın, sonra anlaşılmayı bekleyiniz.
Öğretmenleriniz ya da okul yönetimi ile bir uzlaşmaya gitmeniz, bazı konuları tartışmanız gereken durumlarda, kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyun ve kendinize “Ben olsam bu durumu en iyi nasıl halledebilirim?” diye sorun.
- Karşılaştığınız problemlere daha etkin çözümler bulmaya çalışınız.
Eğer çalıştığınız şeyi anlamadıysanız, tekrar tekrar, anlamadan okumaya devam etmeyin. Anlamanızı sağlayacak başka bir yol deneyin. Öğretmeninize, sınıf arkadaşınıza, ya da size yardımcı olabilecek başka birine danışın.
- Her zaman kendinizle yarış halinde olunuz.
Kendinizi ne kadar daha geliştirebileceğinizi düşünün ve sınırlarınızı zorlayın.
4.Etkin verimli ders çalışma yöntemi nedir?
Öğrenci başarısını önemli ölçüde etkileyen çalışma alışkanlıklarıdır. Özellikle çalışma alışkanlıklarını verimli bir sonuca ulaştıracak, etkin - verimli ders çalışma yöntemidir. Öğrenimde başarı ve verimlilik, öğrencilerin başarılarını engelleyen sorunların çözülmesiyle mümkündür. Yani engeller ne kadar ortadan kaldırılırsa başarıya o kadar yaklaşılacaktır. İşte bunun için öğrencilerin yerine getirmesi gerekli şu kuralları dikkate alması gereklidir:
• Öğrenilecek konunun tamamına önce süratle göz gezdirme ki buna izleme de denir.
• Konu başlıklarını soruya çevirip bir yere, mesela kartonlara not etmek, yani soru olarak düşünmeye çalışmak.
• Konulardan çıkartılan soruların cevaplarını bulmak için konunun dikkatle okunup işaretlenmesi ve işaretlenen satırların soruların altına yazılması.
• Daha önce kartonlara yazılan anahtar sözcüklerin rehberliğinde konunun anlatılması.
• Bütün bu bilgilerin, kitap, defter ve çalışma kartonlarına bakmadan bellekten tekrarlanması.
5.Verimli ve doğru ders çalışma yöntemleri nelerdir?
Burada sıralanan ders çalışma yöntemlerinin her biri yeri geldikçe ayrı sorular olarak sorulmuş ve ilgili sayfalarda cevaplandırılmıştır. Bu yöntemler kısa başlıklar halinde şöyle sıralanabilir:
1.Ders çalışma alışkanlıklarını tanımak.
2.Çalışma davranışını etkileyen çevresel olayları kontrol altına almayı öğrenmek, (çalışma, isteklendirme) ve dikkat süresini arttırmak.
Ancak, bazı öğrenciler yeterince istekli olmalarına, gayret göstermelerine karşın beklenilen başarıyı gösterememektedirler. Bu durum, çok büyük bir ölçüde çalışma yöntemini bilememekten kaynaklanmaktadır. Verimli ders çalışma yollarını öğrenen ortalama bir öğrenci, zamanını ve enerjisini en verimli bir şekilde kullanarak başarılı olabilecektir.
Öğrenme istek ve arzusunu taşımayan ve öğrenmenin gerekliliğine inanmayan hiçbir öğrenciye hiçbir ders aracı, hiçbir öğretmen yardımcı olamaz. Arzu ve istek olmadığı zaman ilgi ve dikkat kolayca dağılır. Bu da başarıyı etkileyen en önemli engeldir.
3.Etkin ve süratli okuma yöntemi.
4. Derste not tutma ve öğretmeni dinleme yöntemi.
5.Etkin okuma ve tekrar yöntemlerinden yararlanarak sınava hazırlık.
En önemli ancak göz ardı edilen etkenlerden biri de hızlı ve doğru okuma alışkanlığı edinmektir. Bu alışkanlığın tekniğini öğreten kitaplar, kurumlar bulunmaktadır. Ayrıca size kalan zamanlarda çeşitli türden kitaplar okumak hem bu yönünüzü hem de algılama ve yorumlama gücünüzü geliştirecektir.
6. Etkin çalışma yöntemleriyle vakit kazanmak.
7. Genel tekrar, yani kazanılan etkin ve verimli çalışma yöntemlerinin sürekliliğini sağlamak. Öğrenmede tekrarın önemi büyüktür. Tam olarak anlaşılmamış, netleşmemiş konular tekrar çalışılmalı, çalışılırken hatırlatıcı kısa notlar alınmalıdır.
Sonuçda başarıyı arttıran pratik çalışma yöntemleri de şöyle sıralanabilir:
>Motivasyon - isteklilik, çalışma hızı için çok önemlidir. Bunun için yeni bir sistem geliştiriniz.
>Yetenek çok önemlidir. Fakat fazla yetenekli olmayan bir kişi de kişisel sistemlerini geliştirerek başarılı olabilir.
>Hedeflerinizi küçültünüz.
>Endişelenip panik yapmayınız.
>Zamanı yararlı olabilecek şekilde kullanınız. Programlı çalışınız.
>Hep aynı yerde çalışın ve mecbur kalmadıkça bu yeri başka bir iş için kullanmayınız.
>Öğrenmeyi bölümlere ayırın. Bu, sadece tekrar yönünüzü arttırmakla kalmaz, aynı zamanda başarınızı da arttırır.
>Eğer çalıştığınız konuyu istediğiniz şekilde anlamıyorsanız endişelenmeyin. Bazı şeylerin öğrenilmesi zaman alır.
>Süreç kökenli veya davranış kökenli çalışma, motivasyon amaçlı kullanılabilir. Herhangi bir şeyi başarmak için bir amaç ve bunu elde etmek için de bir sistem veya süreç gereklidir. Hangisi size uygunsa onu seçiniz.
>Çoğu insan için hatalar birer hayal kırıklığı veya utancıdır. Fakat uzaklaşamayacağınız çok az hata vardır. Hata yapmadan da iyi bir öğrenci olunamaz.
>Önemli olan kararlılık ve istektir. Başarı ardından gelir. Yılmadan devam edin. Öğrenme isteği mücadelenin yalnızca %10'unu oluşturur. Geri kalanın %90 'ı istekliliktir.
Eğer bir şeyi yapmak istiyorsanız bunun en hızlı yolu hemen başlamaktır.
6.Ders çalışma yöntemlerinden pratik olarak nasıl yararlanılabilir?
>Güdülenme-Motivasyon - isteklilik, çalışma hızı için çok önemlidir. Bunun için her birey yeni bir sistem geliştirme içinde olmalıdır.
>İstemenin yanında yetenek de çok önemlidir. Bu durum da dikkate alınmalıdır. Fakat fazla yetenekli olmayan bir kişi de kişisel sistemlerini geliştirerek başarılı olabilir.
>Büyük hedefler belirlemek güzeldir. Ancak belirlenen büyük hedefe ulaşmak için kişinin öncelikle küçük hedefler ortaya koyması gerekir. Bunun için hedeflerinizi küçültünüz.
>Daha dersin başında üretilen kaygılar verimli çalışmayı doğrudan etkiler, verimi düşürür. Bundan dolayı endişelenip panik yapmayınız.
>“Vakit nakittir”. O halde zamanı yararlı olabilecek şekilde kullanınız. Programlı çalışınız.
>Mümkün olduğunca hep aynı yerde çalışın ve mecbur kalmadıkça bu yeri başka bir iş için kullanmayınız.
>Çalıştığınız ya da öğrenmek istediğiniz konuyu bölümlere ayırınız. Bu, sadece tekrar yönünüzü arttırmakla kalmaz, aynı zamanda sizleri güdüleyerek, başarınızın da artmasına katkıda bulunur.
>Çalıştığınız konuyu istediğiniz şekilde anlamıyorsanız bu durumda hemen endişelenmeyiniz. Bazı şeylerin öğrenilmesinin daha fazla zamana ihtiyaç gösterdiğini unutmayınız.
>Herhangi bir şeyi başarmak için bir amaç ve bunu elde etmek için de bir sistem veya süreç gereklidir. Hangisi size uygunsa onu seçiniz.
>Bazı kişiler için hatalar birer hayal kırıklığı veya utanç sebebidir. Fakat insanın uzaklaşamayacağı çok az hata vardır. Hata yapmadan da iyi bir öğrenci olunamaz. Çünkü “hatasız insan olmaz” gerçeği hatırlanmalıdır.
>Başarı için sadece çalışma yöntemlerini bilmek yetmez. Önemli olan kararlılık ve istektir. Başarı ardından gelir. Bunun için çalışmaya yılmadan, bıkmadan devam edilmesi gerektiği de unutulmamalıdır.
7.Etkili çalışmak ne demektir?
Etkili çalışmak; zamanı, belirlenmiş amaçlar ve tespit edilmiş incelikler doğrultusunda planlı-programlı olarak kullanmaktır. Etkili çalışma programı içinde; eğlenmeye, dinlenmeye, aileye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve hobilere daima yer vardır. Bunlara bir bütün olarak yer verilmediğinde kişinin devamlı olarak bir yanı eksik kalacak, dolayısıyla çalışmada da etkililik azalabilecektir.
8.Etkin çalışma ve öğrenme nedir?
Bireyin eğitim süreci boyunca gerekli olacak “bilgi kaynaklarından yararlanma becerisi” etkin çalışma ve öğrenmeye işaret eder. Yani sözlük, ansiklopedi, imla kılavuzu ve benzerlerini kullanma, kitaplıkların kataloglarından ve diğer tarama sistemlerinden yararlanabilme, bir kitabın içindekiler, indeks (dizin), kaynakça, özet kısımlarından nasıl faydalanacağını öğrenme ve benzeri davranışların kazandırılması etkin çalışma yöntemleri içinde düşünülür.
Etkin çalışma ve öğrenme bir bakıma yüksek verim alma yöntemlerinin bazılarıyla da örtüşür. Yani etkin çalışma ve öğrenme dendiğinde şu kurallara uyulması istenir:
•Hazırlık, yani ders çalışmaya hazırlanma.
•Ders çalışma hedefinin, nedeninin belirlenmesi.
•Zamanın organize edilmesi ki buna planlı çalışma da diyoruz.
•Öğrenmek için okumak.
•Ders dinleme ve not tutma.
•Sınava hazırlanma ve sınav
•Ödev hazırlama
•Kütüphaneden yararlanma
9.Dersten yüksek verim alma yöntemleri nelerdir?
Herhangi bir derse çok çalışmak her zaman için yüksek verim almayı sağlamayabilir. Bunun için etkili çalışma ve verim almada çok önemli olan bazı temel yöntemlerin bilinmesi ve bunlara uyulması gerekmektedir. Bu kitap içerisinde çeşitli sayfalardaki sorulara cevaplar verilmesiyle bu yöntemler daha geniş olarak açıklanacaktır. Bu yöntemleri şu şekilde sıralamak mümkündür:
•Amaçlarınızı, hedeflerinizi belirleyiniz.
•Planlı ve Programlı çalışınız.
•Çalışma süresini, çalışma saatlerinizi yani zamanınızı planlayınız.
•Ders çalışırken dikkatli olmaya özen gösteriniz. Dikkatinizi dağıtacak her şeyi kendinizden uzak tutunuz.
•Ders çalışmaya arzulu ve istekli oturunuz.
•Derse her zaman hazırlıklı geliniz.
•Derste ve çalışırken not tutma alışkanlığı edininiz.
•Verimli ve hızlı okuma teknikleri geliştiriniz. Hızlı ve doğru okumaya gayret gösteriniz.
•Unutmayı önlemek için düzenli tekrarlar yapınız.
10.Ders çalışmaktan uzaklaşmış bir öğrenci ders çalışmaya nasıl başlatılabilir?
Dersten soğuma ve okumaktan uzaklaşma, anlama ümidini kaybetmek ve kendi kapasitesinden şüpheye düşmek yüzündendir. Başarısız öğrenci, anlayamadığı için okuyamaz; okuyup konulara girmedikçe merak ve ilgi duymaz; merak ve ilgi duymadığı için okumaz.
Bu kısırdöngü şu yollarla ortadan kaldırılarak öğrenci derse başlatılabilir:
Öğrenci başarmak zorunda olduğu konuyu, kendi bilgi ve anlayış durumuna uygun düzeyde bir kitaptan öğrenmeye başlamalıdır.
Öğrenme yolunda ilerlemek için başlama noktası olarak seçilen uygun düzey, öğrenci için ne çok kolay, ne de çok zor bir düzey olmalıdır.
Okumak için seçilen içerik, bilinmeyen, fakat bilinenlerle bağlantıya getirilerek biraz çaba ile anlaşılabilecek düzeyde olmalıdır. Anlamanın da ilgi duymanın da sırrı bu noktadadır.
Bilmemek, fakat bildikleriyle anlayabilecek konumda olmak, anlamayla birlikte ilgi doğurur.
Kişi kendi bilgileriyle bağlantıya getiremeyeceği zorlukta bir içerikle uğraşırken, ona “anlamaya çalış, ilgi duy, konsantre ol” gibi kişinin içinde bulunduğu durumun psikolojik gerçeğini hesaba katmayan öğütlerle onu büsbütün ruhsal çatışma içine itmekten başka sonuç vermez.
Anlamak zevk verir, ilgi uyandırır, güven duygusu aşılar. Bu güzel duygular, öğrenciyi daha fazla okumaya sevk eder.
11.Etkili çalışmada şimdiki zaman neden önemlidir?
“Vakit nakittir” sözündeki zengin anlam burada devreye girer. Çünkü başarıya götüren etkin ders çalışmanın temelinde yatan en önemli etken "zaman denetimidir". İnsanlar zamanlarını planlayarak geleceklerini bugünlere taşırlar. Dolayısıyla bugünün ve "şimdi" 'nin önemi büyüktür. Gelecek senet gibidir. Bugün ise nakit paradır. Kullanmak için günü yakalamak gerekir.
Şimdiki zamandan faydalanma yolları da şöyle sıralanabilir:
Geliştirilmeye ve değişime açık esnek bir çalışma programı yapılmalıdır.
Her zaman yapılacak çok şey olduğunda bunun altında ezilmemek için yapılması gerekenleri belirleyerek, hedefler de önem sırasına göre listelenmelidir. Böylece hem neyin gerçekleştirileceği görülür, hem de birey buradan büyük bir başarma duygusunu yaşar.
Çalışma programı zamanın kontrol altına alınması konusunda kişiye yardım ederken aynı zamanda "hangi dersin hangi konusundan çalışmaya başlayacağını belirlemesini de sağlar. Çünkü "ders çalışacağım" düşüncesi çok genel bir kavramdır.
Oysa çalışılacak dersin adı, konusu, bu konuya ayrılacak yaklaşık süre belirlenirse günlük hayat akışı içinde zamanımızı daha iyi kullanmış, hedeflerimize bir adım daha yaklaşmış oluruz.
Böyle olmadığı takdirde eve "ben ders çalışacağım" düşüncesi ile giden bir öğrenci bu dersin hangi konusundan çalışmaya başlayacağını düşünerek zaman kaybedecektir. Oysa “ben bugün Tarih dersinden İstanbul’un Fethi konusunu çalışacağım” derse daha sağlıklı bir yol izlemiş olur. Bunu yaparken de zamanı daha etkili kullanmış olur.
12.Verimli çalışmanın engelleri nelerdir?
Verimli çalışmanın engellerini çok geniş olarak ve detaylıca açıklamak mümkündür. Ancak bütün bu anlatılacakların bazı üst başlıklar altında toplandığını görmek mümkündür. Bunlar;
?Çalışma yöntemlerini bilememe,
?Çalışma ortamının yetersizliği veya düzensizliği,
?Plansızlık, hedef belirlememe,
?Endişe ve kaygılar,
?Önyargılar, hayal kurma,
?Ertelemeler,
?Sağlık problemleri,
?Sabırsızlık ve ümitsizlik olarak sıralanabilir.
13.Ders çalışmada yaşanan sorunlar nelerdir?
Birçok öğrenci ders çalışma ile ilgili şikâyetlerini ve sorunlarını sık sık dile getirir. Bunlardan bir kısmı ders çalışmaya başlamakta güçlük çektiğinden, bir kısmı çalışmayı sürdüremediğinden, bir kısmı da çalıştığı halde başarılı olamadığından şikâyetçidir.
Bu konularda yapılan bazı araştırmalar ve öğrencilerle görüşmeler sonucunda ulaşılan bilgilere göre ders çalışma konusundaki sorunların başlıcaları sosyal ve psikolojik boyutlar içerisinde sıralanabilir. Bunlar:
- Çevreden ve aileden kaynaklanabilen sorunlar,
- Ders dışı faaliyetlere daha çok zaman ayırma,
- Arkadaşlarımıza hayır diyememe,
- Düzenli bir ders çalışma programımızın olmaması,
- Zamanı verimli kullanamama,
- Hedef belirlememe,
- Öğrencilerin küçük yaştan itibaren çalışma alışkanlığı edinememiş olması,
- Doğru olmayan çalışma alışkanlıkları ve davranışları,
- Temel bilgi eksikliğinden dolayı dersleri anlayamama,
- Başaramama korkusu,
- Kendine güvensizlik, olumsuz duygu ve düşünceler,
- Sorunların ders çalışmaya engel olmasına izin verme.
Bu sıralanan ve benzeri olan sorunlar ortadan kaldırılmadan etkili ve verimli bir çalışma gerçekleşemeyeceği gibi, elbette başarı da gelemeyecektir. Bunun için sorunlar ya tamamen ortadan kaldırılmalı ya da en aza indirilmelidir.
14.Ders çalışma alışkanlıklarını tanımak ne demektir?
Bilindiği gibi her bireyin hayattan beklentileri ya da amaçları birbirinden farklılık gösterir. Bireylerin bu farklı beklenti ve amaçları ders çalışma alışkanlıklarını da farklı yapabilir. Her bireyin ders çalışma alışkanlıklarını tanımak, etkin çalışma yöntemi geliştirmek demektir. Bu teori alışkanlık geliştirme teorisidir. Çalışma davranışınızı boş geçen zamanlarına yayarak genellemeyi sağlamak ve zaman kazanmaktır. Bunun için:
Verimli çalışmanın ilk adımı zamanı iyi planlamaktır. Planlama yaparken ders dışı uğraşlar da programa konulmalıdır.
Ertesi günkü her dersi programa koymalıdır. İki zihinsel ders arasında (Örnek: Matematik ve Tarih) bir pratik ders çalışmak (Örnek: Resim) . Aynı şekilde özellikle öğrenilecek dersleri (okuma) daha erken saatlerde yapmaktır.
Ayrıca haftalık çalışma programı yapılmalı ve buna kesinlikle uyulmaya çalışılmalıdır.
Her zaman çok çalışmak iyi öğrenmek demek değildir. Öğrenci ders çalışırken, neler yaptığını ayrıntılı olarak incelediğinde, çalışması üzerindeki olumlu ve olumsuz etkenlerini görecektir. Neticede olumsuz alışkanlıklarını fark ederek, bunlardan uzaklaşarak verimliliğe yönelebilecektir. Bunun için ders çalışma alışkanlıklarını tanımak başarı için gereklidir.

15.Ne zaman çalışılmalı?
Bireysel farklılıkların gereği olarak öğrenciler de çalışma zamanlarını ayarlama yönünden farklılıklar gösterirler.
Bazı öğrenciler zaman buldukça, istek duydukça, sınavlardan hemen önce ve birlikte çalışmayı seçerler. Bazı öğrenciler de çalışmalarını zamana dağıtıp programlı olarak sürdürerek aralıklı öğrenmeyi tercih ederler.
Aslında uzun dönemli ve kalıcı bir öğrenme için çalışmayı en verimli olunan zamanlara düzenli aralıklarla dağıtarak programlamak gerekir.
16.Ders çalışmak için en iyi vakit ne zamandır?
Verimli çalışma, çalışma zamanını ve çalışma ortamını iyi organize etmekle başlar. Bir derste de verimli olabilmek için zamanı verimli, yani programlı kullanmak gerekir.
Çalışmaya başlayacağı zaman kendini yorgun ve isteksiz hisseden öğrenci çalışma saatlerini yanlış seçmiş demektir. Beklemeden günlük çalışma çizelgesinde gerekli değişikliği yapmalıdır. Çalışmanızı en kolay öğrendiğiniz, dikkatinizi en kolay toparladığınız saatlerde yapmanız gerekmektedir. Herkes için verimli ders çalışma saatleri farklılık gösterse de, geç saatlerde çalışmak verimi düşürmektedir.
Ders çalışmanın en uygun vakti kişiden kişiye değişmekle birlikte sabah 8-12, öğleden sonra 4-6 arası günün en verimli ders çalışma dilimleridir. Uyumadan önce çalışılan bilgiler uyku esnasında hafızaya daha kolay yerleşmektedir. Yatmadan önce sözel bir derse çalışılması ya da bütün gün çalışılan konuların kısaca tekrar edilmesi, sabah kalkınca konuların rahatça hatırlanmasını sağlar. Ders çalışma zamanını ayarlarken, çocuğun okuldan yorgun geldiği hesaba katılmalı ve bir müddet dinlendikten sonra ders çalışılmaya başlanmalıdır.
Ders çalışmak için en iyi vakit o birey için günün en verimli olabilecek zamanını (saatini) belirlemekle de mümkündür. Pek çok kişi için en iyi öğrenmenin gerçekleştiği zaman dilimi gündüz saatleridir. Bu konuda kendinizi en iyi tanıyacak şekilde gözlemleyin. Eğer gündüz sizin için en önemli zaman ise zor olan derslerinizi gündüz saatlerinde çalışınız, özellikle sabahın erken saatlerini unutmayınız. Ancak bütün bunlara karşılık çalışma zamanı için bahane üretilmemesi gerekir. Bir düşünürün dediği gibi “çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bil ki, her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır”. |
17.Nasıl çalışılmalı?
Bazen dersin konusu, amacı çalışma biçimini de belirleyebilir. Konularla ilgili çalışmalar planlanırken, o konudaki öğrenme miktarının doğru değerlendirilmesi ve çalışma tekniğinin buna göre belirlenmesi gerekir.
Mesela öğrenme amaçlı çalışmalar; yeni edinilen uygulama ve yorumlamakta güçlük çekilen bilgilerle ilgili çalışmalardır. Bu çalışmalarda bilginin ana kavram ve kurallarının analizi, bol ve değişik soru çözümü yoluyla kullanma gücünün geliştirilmesi amaçlanır. Bu tür çalışmalarda eksiklerin belirlenmesi ve en kısa sürede giderilmesi öğrenme miktarının artması açısından zorunludur.
Ayrıca koruma ve süratlenme amaçlı çalışmalar; konu özelliklerinin iyi bilindiği, öğrenilmiş şartlarla ilgili süreli test çözümü çalışmalardır. Amaç; bilgilerin düzenli tekrarlar yoluyla korunması ve hızlı kullanma becerisinin geliştirilmesidir.
Ders çalışmaya başlamadan, ders çalışırken kullanacak kitap, test, kalem-kâğıt ve ihtiyaç olacak benzeri materyaller öğrencinin yanında bulundurulmalıdır. Çünkü çalışmaya başladıktan sonra bunları aramaya kalkmak hem zaman kaybına sebep olur hem de çalışma motivasyonu dağılabilir.
Ders çalışmaya başlamanın biri de doğru ders çalışma alışkanlığını kazanabilmektir. Buna göre, doğru ders çalışma alışkanlığını kazanmak önce öğrencinin kendisini iyi tanımasına, öğretmeninin ve ailesinin de ona yardımcı olmasına bağlıdır. Öğrenci ders çalışmaya başlamadan önce dersi ne kadar iyi dinlediğini ve anlayıp anlamadığını düşünmelidir. Eğer olumsuz bir tutumu varsa sorununu araştırmalı çözüm yolları bulmalıdır. Ders çalışmasını, hedefleriyle doğru oranda artırmalıdır.
Öğrencinin kendisine özgüveninin olması da ders çalışmasını kolaylaştıran bir diğer etkendir. Kişi ne kadar yapabileceğine inanırsa o kadar çok çalışacak ve başarılı olacaktır. Ders çalışma alışkanlığı öğrenciden öğrenciye farklılık gösterir her öğrenci kendisi için en verimli metodu deneyerek öğrenmelidir. Ders çalışma metotları sayısal derslerde farklı, sözellerde farklı olmalıdır. Yeri geldikçe ilgili sorularda bunlara ayrı ayrı cevaplar verilmiştir.
18.Ara vererek çalışmak neden verimlidir?
Eğer bireye uygunsa ders çalışma oturumlarını kısa tutmalıdır. Pek çok durumda üç ayrı birer saatlik oturum üç saatlik tek oturumdan daha üretken ve yararlıdır. Toplam üç saatlik ders çalışma maratonunda dikkatinizin konu üzerinde odaklaşma süresi tahmin ettiğinizden daha kısadır. Önümüzdeki bize uzun gelen çalışma süresini düşündüğünüzde belki de kendi kendinize "bu uzun bir gün olacak acele etmenin bir anlamı yok. İyisi mi önce güzel bir yemek yiyeyim uykumu açması için güzel bir kahve içeyim, masamı bir düzenleyeyim vb" diye düşünebilirsiniz. Böylece 3 saatin sadece iki saatini ders çalışmaya ayırmış olursunuz. Oysa daha kısa süren üç ayrı oturumda daha uzun ve verimli bir çalışma süresi elde etmiş olursunuz.
Ayrıca ders çalışırken farklı ders konularını arka arkaya gelecek şekilde bir sıraya koyunuz. Örneğin; Tarih, Türkçe-Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik çalışmayı planladıysanız Matematiği bu iki dersin arasına yerleştiriniz.
Ara vererek çalışmanın yoğun çalışmadan daha verimli olmasında iki sebepten bahsedilebilir:
1.Çalışma zamanının uzunluğu. Çalışma zamanı uzarsa yorgunluk başlar ve verimin düşmesine sebep olur. Oysa kısa iş uzun bir işten daha iyi bir isteklendirme kazandırır.
2.Dinlenme süresi. Kısa çalışma süresi gibi dinlenme zamanı da yorgunluğu azaltır ve motivasyonu artırır. Dinlenmek için ayrılan zaman, tekrarlamalar yapma zorunluluğunu da azaltır.
19.Yanlış çalışma davranışları nelerdir?
Öncelikli olarak çalışmaya başlarken belirli bir amaç taşımamak, plan-program yapmamak henüz işin başlangıcındayken çok yanlış bir davranış demektir.
Çalışma masası dışında değişik yerlerde çalışma alışkanlığı. Aynı zamanlarda aynı mekânda ders çalışmak, çalışmaya daha kısa sürede adapte olmanızı sağlar. O masaya sadece çalışmak için oturduğunuzu hissetmelisiniz.
Bütün bunların yanısıra;
Yatarak-uzanarak çalışma,
Müzik dinleyerek, televizyon seyrederek çalışma,
Çalışmayı sürekli erteleme,
Çalışırken bir şeyler atıştırmak,
Çalışma anında hayallere dalma,
Sık sık telefonla uğraşma da yanlış çalışma davranışlarıdır.
20.Yatarak çalışmak verimli olur mu?
Yatarak çalışma da bireylerin yanlış çalışma davranışlarından birisidir.
Yatarak veya uzanarak bir materyali okumaya başladıktan bir süre sonra gevşemeye başlarsınız ve dikkatiniz dağılır. Ancak bu şekilde belki gazete, roman, dergi okunabilir.
Zihnin dağılmasına yol açan faktörlerden bir tanesi de yatarak ders çalışmaktır. Ne kadar iyi niyetle olursa olsun, “ders kitabını eline alıp şöyle uzanarak” çalışmak istemenin doğurduğu bir tek sonuç vardır. Uykuya dalmak veya çalışamayacak kadar gevşemek. Bu durumun biyolojik bir açıklaması da vardır:
Uyku ve uyumaktan sorumlu anatomik yapılar beyin sapındadır. Kas geriliminin belirli bir düzeyde olması ve kaslardan bu yapılara mesajların gitmesi uyanıklığı sağlar. Eğer kas gerimi belirli bir düzeyin altına düşerse, beyin sapınaa gönderilen mesajlar bu defa uykuyu başlatan maddelerin salgılanmasına yol açar. Böylece öğrenmek için gerekli dikkatin ön şartı olan “uyanıklık” bozulmuş olur.
Ders çalışmak için en uygun durum, çok yumuşak olmayan bir sandalyede dik olarak oturmak ve kolları bir masa veya sıraya yaslamaktır.
Yatarak ders çalışmak gibi, kaykılarak, sıranın üzerine uzanarak ders dinlemek de öğrenmeyi engelleyecek düzeyde gevşemeye yol açar.
21.Müzik dinleyerek çalışmak verimli olur mu?
Ders verdiğim yıllarda gözlemlediğim ve doğrudan gençlerden savunma derecesinde işittiğim bir cümle var ki, o da "ders çalışırken müzik dinlemek." Kendilerine sorulduğunda müzik dinlemenin çalışmalarına engel olmadığı, tam tersine dersi daha iyi anladıklarını iddia etmektedirler. Oysa Grafik veya harita çizerken veya rutin bir ödev hazırlarken müzik dinlemenin dışında, ders çalışırken müzik dinlemek önerilmemektedir.
Çünkü yapılan araştırmalar göstermektedir ki, insan beyni aynı anda birçok uyaranı alabilir, ancak dikkatini bir tek noktaya odaklayabilir. Bir başka ifadeyle, öğrenmek için gerekli olan düzeyde dikkat ancak bir tek noktada toplanabilir. Öğrenmede “tekrar” kadar, “kavrama” kadar “dikkat”in önemi her zaman vurgulandığına göre bu durum göz ardı edilemez. İşte bu sebeple insanın hem müzik dinleyip, hem de ders çalışması bir anlamda kendisini kandırması demektir. Çünkü bu durumda verimlilikten bahsetmek mümkün değildir. İnsan ya müzik dinler ya ders çalışır.
Oysa ders çalışmaya çalışırken müzik dinlemek, zevkle müzik dinlemeyi de engellemiş olur. Gerçekte müzik dinlemek isteyip bu arada da “ders çalışmaya çalışmak,” müziğe ayırdığımız değerli vaktin ziyan olmasına yol açar. Bunun tersi de doğrudur. Ders çalışmaya ayırdığınız vakit içinde müzik dinlemek isterseniz, derse ayırdığınız değerli zamanı ziyan etmiş olursunuz.
Bazı öğrenciler, “Ben çalışmaya başladığım zaman müziği duymuyorum” demektedirler. “O halde boşa niçin müzik çalınsın” diye bunlara sorulabilir. Ayrıca kişi dinlemediği halde geri planda devam eden müzik gerginlik ve yorgunluk oluşturur, çalışma veriminin düşmesine yol açar. Bu durumun da dikkate alınması gerekir. Bu sebeple öğrencinin karar vermesi gerekir. Müzik mi dinlemek istiyorum, ders mi çalışmak istiyorum?
22.Televizyon seyrederek çalışmak verimli olur mu?
Sınava hazırlanan öğrenciler arasında yapılan araştırmalar zaman kaybına en çok televizyonun sebep olduğu görülmüştür.
Daha önce müzik için anlatılanların hepsi televizyon için de geçerlidir. Hem ders çalışmak, hem de arada bir televizyona kulak kabartmak insanın kendisini aldatmasından başka bir şey değildir.
Televizyonun düğmesine basıncaya veya televizyonun bulunduğu odaya gidinceye kadar kontrol sizin elinizdedir. Televizyonun düğmesine bastığınız veya televizyonun açık bulunduğu odaya girdiğiniz andan itibaren kontrol sizin elinizden çıkar.
Bu sebeple sınavda başarılı olmak istiyorsanız, ders çalışmak için programladığınız süre içinde televizyondan uzak durunuz. Televizyonda mutlaka seyretmek istediğiniz bir program varsa, bunu günlük programınızın içine alınız. Ancak hiçbir zaman televizyon ve ders çalışmayı bir araya getirmeyiniz.
Çalışma bittikten sonra verdiğiniz aralar sırasında zamanınızı istediğiniz gibi değerlendirebilir, kendinize çeşitli ödüller verebilirsiniz. Ancak yukarda anlatılan sebeplerden ötürü 5-10 dakika için televizyon seyretmek hiçbir zaman bu ödüllerden biri olmamalıdır.
Televizyon seyrederek çalışmanın, zihin için büyük bir silgi olduğu unutulmamalıdır. Bu durumda birey için başarı gelemeyeceği gibi, daha önce öğrenilmiş olanlar da karıştırılabilir.
23.Telefon ders çalışmayı nasıl engeller?
Telefon, insanlara hizmet veren, hayatı kolaylaştıran teknoloji ürünlerinden birisidir. Ancak bu araç da gerektiği yer ve zamanın dışında rasgele kullanılırsa özellikle çalışmayı engelleyen bir araç durumuna gelebilir. Çünkü ders çalışmayı engelleyen dış sebeplerden biri de telefondur. Çalışırken aklına gelen bir şeyi söylemek veya dersle ilgili bir soruyu yöneltmek için telefon başına gitmek veya cep telefonuna sarılmak çok sık rastlanan bir durumdur.
Planlamış olduğunuz süre içindeki ders çalışmanızı tamamlamadan hiçbir şekilde kimseyi aramayınız. Ders için bir şey soracak dahi olsanız bunu dinlenme aranıza erteleyiniz. Telefonla konuşmayı kendinize ödül olarak koyunuz. Eğer bir arkadaşınız sizi ararsa, o takdirde ona kendisini dinlenme aralığınızda arayacağınızı söyleyiniz. Biraz katı gibi gözükmesine rağmen bu yaklaşımın arkasındaki mantık şudur: “Beni günlük programımı uygulamaktan hiçbir sebep alıkoyamaz. Günlük programımı uygulama sorumluluğu bana aittir.”
Özellikle ders çalışırken telefon görüşmesi yapmak için derse ara vermeyiniz. Böyle bir telefon görüşmesi dikkatinizi ve motivasyonunuzu bozacağı için çok zararlı olacaktır. Bunun için daima telefonu amacı dışında kullanmaktan kaçınınız.
24.Öğrenciler arasında en yaygın olan yanlış çalışma alışkanlıkları nelerdir?
Öğrenmeye karşı istekli olma ve öğrenme için gerekli yeteneklere sahip olma, öğrenmede başarıyı etkileyen en önemli etmendir. Ancak bazı insanlar gerekli çabaları karşısında istedikleri sonucu alamadıklarından yakınırlar. Bu da planlı ve programlı bir çalışmanın olmadığını ya da verimli çalışma yollarını bilmediklerinden ya da yanlış çalışma alışkanlıklarına sahip olduklarından kaynaklanmaktadır.
Eğer öğrenci yanlış çalışma alışkanlıklarının farkında ise sorunlarınızın yarısını çözmüş sayılabilir. Bu durumda yapılacak şey, yanlıştan kısa zamanda dönmenin yollarını aramaktır. Aşağıda sıralanan ve benzeri yanlış çalışma alışkanlıkları sizler de var ise bunlardan da uzaklaşmak gerekmektedir. Çünkü bu alışkanlıklar hem verimli çalışmanın hem de başarının önündeki en büyük engellerdendir.
?Amaçsız çalışma
?Plansız ve programsız çalışma.
?Evin değişik yerlerinde çalışma.
?Kaynaklardan yararlanmama.
?Derslerden korkma, anlayamadığı dersi bırakma.
?Dersle ilgili ön yargılar. (A dersi zor, B dersi kolay, C dersi gereksiz gibi.)
?Çeşitli bahanelere sığınma, bahaneler üretme.
25.İç disiplin nedir ve nasıl kuvvetlendirilir?
İç disiplin, bireyin ideal olan yaşantının ortaya konması için gereken davranışları oluşturmasıdır. Burada hedef, plan, program ve bunlara uymak büyük yer tutar.
İç disiplini zayıf olanların plan yapması hele hele de yaptığı plana uyması oldukça zordur. İnsanlar elbette robot değildir. Zamanı saniye saniye, mekânı santim santim kullanmakta güçlük çekebilir. İç disiplin zayıflığı, insanın, ideal olan yaşantının ortaya konması için gereken davranışları oluşturamamasıdır. Yani belirlenen amacın motive etmemesi, ilgi eksikliği, amacı olmayan insanlarla birlikte yaşamak, ertelemenin alışkanlık haline gelmesi, eyleme geçme dürtüsünün zayıf olması iç disiplin zayıflılığının sebeplerindendir
Özellikle yaptığı planına, belirlediği amaçlarına uymakta zorluk çeken yani iç disiplin zayıflığı gösteren bireyler, iç disiplinini kuvvetlendirmek için şu kuralları davranış haline dönüştürürken aileler de buna yardımcı olmalıdırlar:
Hedefe gitmenizi sağlayacak sebeplerin listesini yapın. Asıl hedefe giden yolda küçük hedefler belirleyerek öncelikle bu hedefleri aşın. Hedeflerinizin gerçekleşip gerçekleşmemesine göre kendinize ödül ve cezalar verin. Belli aralıklarla sonuçları değerlendirin.
Sizi karamsarlığa sürükleyen insanlarla görüşmeyin. Hedefe gitmenize uygun bir çevre edinin. İşlerinizi ertelemeyin.
Çalışma ortamının ısısı çalışma adına çok önemlidir. 20-22 derece arası ideal çalışma ortamına uygun sıcaklıklardır.
Başarıya ulaşmak için öğrencinin bütün dikkatini derse vermesi gerekir. Çalışırken öğrenciyi rahatsız edecek, hayaller kurmasına neden olabilecek resim, afiş, poster gibi materyallerin çalışma odasının duvarlarında bulunması sakıncalıdır. Ancak öğrencinin hedefinin yazılı olduğu kâğıtlar veya hayalindeki okulu gösteren resimler ve ders programı öğrencinin çalışma odasının duvarlarına asılabilir.
Öğrenci çalışırken evde veya odada bulunan diğer bireyler onu rahatsız etmemeye çalışmalıdır. Örneğin öğrenci ders çalışırken diğerleri gazete, dergi, kitap okuyabilir. Evde öğrencinin küçük kardeşi varsa onu kontrol altından tutmak, öğrenciyi rahatsız etmesini önlemek ailenin sorumluluğundadır.
Çalışma ortamının rengi de çok önemlidir. Çalışma odası için ideal renkler yeşil ve mavinin tonlarıdır. Çünkü bu renkler doğada çokça bulunur ve kişiye huzur verir. Beynin gıdası glikoz, oksijen ve sudur. Bu bağlamda öğrencinin çalışma ortamı iyi havalandırılmalıdır. Özellikle anneler buna çok dikkat etmelidir.
Teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Teknolojinin nimetleri sayesinde hayatımız kolaylaştı. Televizyon, bilgisayar, telefon hayatın ayrılmaz parçası haline geldi. Bu araçlar öğrencilerin de yoğun kullanımında. Ancak çalışma odasında televizyon, bilgisayar, telefon bulunması öğrenciyi rahatsız edebilir. Özellikle ders çalışırken bu araçlar kapalı olmalıdır. Ancak bu konuda veliler yasaklayıcı değil de ikna edici bir yaklaşım sergilemelidirler. Öğrencinin televizyonda sevdiği programlar varsa yapılacak olan çalışma programının uygun vakitlerinde bu televizyon programları için süre ayrılabilir. Yasaklamak çözüm değildir.
Ailelerin ekonomik durumu öğrenciye özel bir oda ayırabilecek durumda olmayabilir. Öğrencinin sadece ders çalışmakta kullanabileceği böyle bir oda yoksa evin bir odası mümkünse öğrenciye ayrılmalıdır. Öğrenci aile ile birlikte hazırlanan planına uygun olarak bu odayı çalışmak için kullanabilir. Diğer vakitlerde ise bu oda ortak kullanıma açılır. Eğer bu da mümkün değilse öğrencinin çalışması için ona uygun bir köşe ayarlanmalıdır. Bu çalışma köşesinde ders çalışması için gerekli kitap, defter, dergi gibi dokümanlar bulundurulmalıdır. Eğer öğrencinin çalıştığı ortam diğer zamanlarda başka bir iş için kullanılıyorsa öğrenci ders çalışacağı zaman bu ortamda bazı değişiklikler yapılmalıdır. Amaç değiştirilen bu ortamın öğrenciyi çalışmaya motive etmesi, öğrencinin zamanla burayı kendi alanı gibi görmesidir. Bu değişiklikler öğrenciye zamanla ders çalışmayı hatırlatıcı bir işlev görür.
Bütün bu sıralanan şartların yerine getirilmeye çalışılmasındaki diğer bir amaç da çalışan kişinin çalışmaya bahaneler arayarak iç disiplin zayıflığını devam ettirmemeye yöneliktir.
26.Öğrencinin verimli ders çalışması için aileler neler yapabilir?
“Ders çalışmak istiyorum, fakat bir türlü başlayamıyorum” ya da “çalışıyorum fakat nedense başaramıyorum” diyen öğrencilerde en büyük problem verimli ders çalışma yöntemlerini bilmemekten kaynaklanır. Birçok kişilik özellikleri gibi verimli ders çalışma alışkanlıklarını kazanma da küçük yaşlarda ailede başlar. Bunun için okula başlamayla birlikte çocukların verimli ders çalışma yöntemleri konusundaki becerilerinin geliştirilmesi önem kazanmaya başlar. Ders çalışmayla ilgili olarak çocukların olduğu kadar ailelerin de aklı karışık olabilir. Çocuklar “Nasıl çalışmalıyım?”, “Neden istediğim notu alamıyorum?” sorularını kendilerine sorarken, anne babalar da “Çocuğuma ders çalışırken nasıl ve ne ölçüde yardımcı olmalıyım?”, “Çocuğum yalnız mı çalışmalı?” gibi sorulara cevap arayabilirler.
Çocukların okula yeni başladıklarında ders çalışma alışkanlıklarını kazanabilmeleri için öğretmenlerin olduğu kadar ailelerin de desteği ve yönlendirmesi gereklidir. İlk başlarda ödev yaparken zaman zaman yanlarında bulunmak gerekliyken, daha sonra ihtiyaç duydukça yetişkinlere danışmaları yeterli olmaktadır. Eğer bu dönemde ihtiyaçlara uygun davranılırsa, çocuklar da ailelerde doğal bir süreç içinde yeni beceriler ve alışkanlıklar kazanabilirler. Verimli ders çalışma becerilerinin kazandırılabilmesi için çocuklarda;
?Sorumluluk alma,
?Karar verme,
?Belli ölçülerde bağımsız davranabilme gibi başka becerilerinde daha önceden gelişmiş olması gerekmektedir.
Öğrencilerin okul başarılarının düşük olmasının önemli nedenlerinden birisi de verimli ders çalışma yollarını bilmemeleri ya da bu konuda yanlış alışkanlıklara sahip olmalarıdır. Verimli çalışma alışkanlığı, erken yaşlarda kazandırılan ve bireyin tüm hayatındaki başarısını etkileyen bir süreçtir. Çocukların verimli ders çalışma tekniklerini öğrenerek, öğrendiklerini uygulamaya geçirecek beceri ve alışkanlıkları kazanmaları belli bir sürecin yaşanmasına bağlıdır.
Verimli ders çalışma ortamının yaratılmasında ailelere düşen sorumluluklar şöyle özetlenebilir:
?Öncelikli olarak, uygun bir çalışma ortamı için fizikî koşulların ( sessiz ve iyi havalandırılmış bir çalışma odası, çalışma masası, uygun bir aydınlatma, gerekli araç ve gerecin hazırlanması vb.) ayarlanması konusunda çocuğunuzu yönlendirin.
?Hazırladığı çalışma programı üzerinde çocuğunuzla konuşarak;
?Amaçlarını belirlemesine,
?Bu amaçlara ulaşmak için neler yapması gerektiğine,
?Çalışılacak konulara karar vermesine,
?Yapılacakları önem ve zorluk sırasına göre sıralamasına,
?Her ders ve konu için gerekli zamanı tahmin etmesine yardımcı olun.
?Ödevlerini yapması konusunda destekleyiniz. Mesela çocuğunuzu;
?Uzun ödevleri kısa parçalara ayırarak çalışmasına,
?Ödev yapmaya başlarken en kolay ya da en çok zevk aldığıyla başlaması böylece yoğun bir sürece zevkli bir başlangıç yapabilmesine,
?Ödevini yaparken bir konu üzerinde çok zaman harcıyor, ancak bitiremiyorsa bir başka konuya geçmesi ve sonra tekrar o konuya geçmesi için destekleyiniz.
?Çocuğunuzun çalışmayı sürdürememesine ya da zihninin dağılmasına yol açan nedenlerden biri de endişeleri olabilir. Bu durumda çocuğunuzu başarabileceği konusunda yüreklendirin ve bunu yaparken de öncelikle onun iyi yapabildiklerinden yola çıkınız.
?Her zaman çocuğunuzu destekleyici bir tutum içinde olmaya çalışınız. Okuldan geldiğinde onunla sıcak, yakın bir iletişime girerek, ona dokunarak sevginizi iletmeye çalışınız. Bu davranışınız ona ödevleri yapma ve ders çalışmaya başlama öncesinde moral verecektir.
?Çocuğunuzun tüm derslerde aynı başarıyı göstermesinin imkansız olduğunu, her çocuğun ilgi ve yeteneklerinin farklı olduğunu, farklı konulara ve alanlara yönelebileceğini ona hatırlatınız.
?Sık sık ödevlerini yapıp yapmadığını sormak yerine, onunla konuşarak ödevlerini zamanında ve düzenli yapmanın yararlarını birlikte bulmaya çalışınız. Ödevin ilk bir iki adımında onun yanında olmaya, ona yol göstermeye çalışınız. Ancak ödevin tamamını birlikte yapmamaya özen gösteriniz. Çocuğunuzun ödevinin düzenli ve doğru yapılıp yapılmadığını gözden geçirirken onu, kendi başına eksiklerini, yanlışlarını görmesi, kontrol etmesi için yüreklendiriniz. Çocuğunuz bunu yapacak durumda değilse, yanlışlarını onu kırmayacak, incitmeyecek biçimde ifade ediniz ve “Bil bak bakalım, yazım hataları nerede?” gibi cümlelerle yönlendiriniz.
?Çocukların dikkat sürelerinin gelişim dönemlerine göre farklılıklar gösterdiğini; küçük çocukların dikkatlerini ancak kısa bir süre aynı noktada toplayabilirken, büyüdükçe bu sürenin arttığını unutmayınız. Bu sebeple ilköğretimin ilk sınıflarında ders çalışma sürelerinin kısa olmasına dikkat ediniz.
?Çocuğunuzun yorucu bir gün sonunda eve döndüğü gerçeğini akılda tutarak, ona bir dinlenme zamanı tanıyınız. Daha sonra ona olan güveninizi ve ödevin başında oturmasını takdir ettiğinizi ifade ederek, ödev sorumluluğunu kazanmasına yardımcı olunuz.
?Çocuklarınızın yapamadıklarından ve başarısızlıklarından çok, yapabildiklerine ve başarılarına dikkatinizi yoğunlaştırmayı unutmayınız.
?Çocuğunuzun aldığı iyi notlar sizi sevindirecektir. Sadece iyi notları ödüllendirmek yerine, çabasını ve düzenli çalışmasını da destekleyerek çocuğunuzu daha fazla güdülemeyi unutmayın. Amacınızın, çocuğunuzdan eksiksiz bir ödev istemek değil, eksiklerini tamamlaması ve bunun için çocuğunuzun yüreklendirilmesi olduğunu unutmayınız.
27.Derslere ayrı ayrı nasıl çalışılabilir?
|
?Çocuklarınız ödevlerini, çalışmalarını tamamladığında sizce de birkaç güzel ve güdüleyici sözü hak etmiyor mu? Bu sözler, onların kendi kendilerine bir işi başarmanın mutluluğunu yaşayabilmeleri için en uygun ödüllerden biri olacaktır.
Devamı kitabın diğer sayfalarında çok daha geniş olarak yer almıştır.